Yalnızlığım mı mutluluk, mutsuzluğum mu yalnızlık?
Kimsenin umrunda değil.
Umrunda mı kardeş?
Çocuğumu bırak.
İzlememek gerek aslında bu tarz şeyleri.
Kör etmem gerek iki gözümü birden.
Var olmamam gerekiyor zaten.
Özlüyorum çünkü.
Zehra’yı deliler gibi özlüyorum.
Zira deliler de benim gibi özlerdi.
Zehra gelse, konuşmasak bile olur.
Birlikte susarız.
Susmak da bir çeşit barış sonuçta.
Ersin Korkut sussun.
“Neden Tanrım?” diyen herkes
İsyandan, kulları kine ve düşmanlığa sevk etmekten
Tutuklansın.
Yargılanması da adli tatile denk gelsin.
Hakim izne çıkmış, yerine stajyer bakıyor.
İlahi adaletin stajyeri olur mu? Olur.
Kullanılmayan develer Sarachane’de sergilensin.
Üstlerine “görev verilmedi” yazılsın,
Halk sadece bakmakla yetinsin.
İsmail YK kimseye beddua edemesin.
İsmet İnönü’ye gereken önem verilsin.
Tarihi parantezlerden çıkarılsın.
Hz. İbrahim cinayete teşebbüsten yargılansın.
Ama sonunda “akli dengesi yerinde değildir” belgesi alsın.
Hz. İsmail devlet korumasına alınsın.
Aile içi şiddet masasına dosya açılsın.
Bütün bunlar olurken ben
Meyhanede hesap ödüyor olayım.
Garson 'fiş ister misiniz?' diye sorsun.
Yüzüne bile bakmayayım.
Sonra açık çorbacı bulamayıp
Hazır noodle alıp eve döneyim.
Kapıda keçi karşılasın beni.
Yorumlar
Yorum Gönder