Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

PALYAÇO 2-bölüm

Amaçsız, güzel de değil.  Zaten güzel olsaydı buraya yazmazdım.  Kimse mutlu anları yazmaz. Mutluluğun büyüsüne kapılıp elindeki kalemi yavaşça yere bırakır insan kızı. Yazıyorsa şayet, o da saçmadır. Mutlu hikayelerin dinleyeni veya okuru olmazmış. Mutluluklar, paylaşınca çoğalır diye fazla paylaşılmamaktan nesli tükenmekte olan hayvanlara kafa tutar oldu. 2. şahısların hikayesini anlatan 3. şahıslarız biz. Tekil olanından üstelik. Mutlu veya mutsuz karelerdeki ayrıntılardan ibaret hayatımız. Olayların ana karakteri olmadık hiç. Emirler gibi gelir sağdan soldan kelimeler. Palyaço kalk, palyaço gel, palyaço git… Palyaço kalkar, palyaço gelir, palyaço gider. Ama içten içe kendine sitem eder. Güldürdüğü içindir belki, palyaçolar ciddi konuların diyaloglarına da davet edilmezler. Gülemeyince eksikliği hissedilir belki fakat geri kalan zaman dilimlerini ince ince doğramış ve orada palyaçoya yer vermemişlerdir. Sitemimiz büyür sadece, dışa yansımaz asla. Belki ka...

PALYAÇO 1-bölüm

İkiz değildik ama ikiz gibiydik abimle. Onu bir sene geç okula yazdırdılar ben ona yetişeyim diye, ama çabalar boşa gitti ve ben ona hiç yetişemedim. Farklı yollardaydık zira. Ne kadar saçma farklı yollardaki yolculardan yarışma düzenlemek. Abim iyiydi hep. Övgüler yağardı üzerine pohpohlayıcı bulutlardan. Takdirlerini okul zamanında belgeletip, eve getirirdi. Bunun yanında ben saçma bir seçenektim ailem için. Onlar farklılıklara açık olmadıkları için hep bana bakınca, abimde  kullandıkları malzemenin aynısının başarısızlığını görürlerdi.  Babam bana bırak adam olmayı, vali bile olamazsın der gibi bakardı hep. Bundan mütevellit şimdilerde kıskanırım abimi bazen. Ben otobüse yetişmeye çalışırken yanımdan geçen jeeplerde hep o varmış gibi hissederim.   Hiç içmez abim, sigara bağımlısı da değil. Eksik gibi fazlalıkları var.  Kime göre fazla ulan! Tabi abimden bahseden bir hikayeyle karşı karşıya olmadığınız için konuyu kapatacağım ama arabası harbiden c...

BU GÜNLÜK

  Soğuk, buralar çok soğuk. Balkon kendisi soğuk. Sanki bu yetmiyormuş gibi yerdeki fayanslar da soğuk. Ama ben üşümüyorum. Bazen üşümem çünkü.       Bilmem zor biraz galiba ama devam edebilirim, klişeleri acilen bırakırsam. Varmıştır bir karara bu gece. Belki varmamış, daha yoldadır. Bilemiyorum.  Bazı şeyler gibi ……  Çok bir şey içmedim aslında.  Bazen çok şey içmek gerekir, bazense hiç içmemek.  Bazen az içmek gerekir, bazen…. Bazen işte bir şeyler gerekir, bazense tam tersi hiçbir şey gerekmez. Bilmiyorsun değil mi sen de. Tabi ben sana hiçbir şey anlatmadım.  Öyle bıraktım kendimle baş başa, ki güzel yaşa.  Canlı müzikli yerdeyken aklıma bir şey geldi. Onu hikâyenin girişi olarak kullanmak istiyordum ama girişi yapmış bulunduğumdan dolayı bu anın teması olarak kullanıyorum.  ‘Dağıttığım o kadar çok şey var ki şu an toplamak için çırpınırken geberiyorum. Gerçi dağıtırken de geberiyordum ben. Sanırsam geberme gibi bir sorun...