Ana içeriğe atla

BU GÜNLÜK

 Soğuk, buralar çok soğuk. Balkon kendisi soğuk. Sanki bu yetmiyormuş gibi yerdeki fayanslar da soğuk. Ama ben üşümüyorum. Bazen üşümem çünkü.      Bilmem zor biraz galiba ama devam edebilirim, klişeleri acilen bırakırsam.
Varmıştır bir karara bu gece. Belki varmamış, daha yoldadır. Bilemiyorum. Bazı şeyler gibi ……
 Çok bir şey içmedim aslında.
 Bazen çok şey içmek gerekir, bazense hiç içmemek.  Bazen az içmek gerekir, bazen….Bazen işte bir şeyler gerekir, bazense tam tersi hiçbir şey gerekmez.

Bilmiyorsun değil mi sen de. Tabi ben sana hiçbir şey anlatmadım.  Öyle bıraktım kendimle baş başa, ki güzel yaşa.
 Canlı müzikli yerdeyken aklıma bir şey geldi. Onu hikâyenin girişi olarak kullanmak istiyordum ama girişi yapmış bulunduğumdan dolayı bu anın teması olarak kullanıyorum. 
‘Dağıttığım o kadar çok şey var ki şu an toplamak için çırpınırken geberiyorum. Gerçi dağıtırken de geberiyordum ben. Sanırsam geberme gibi bir sorunum var benim.
Yorgunum bu gece.
 Belki saat 5’de uyurum ama saat 5’de kalkarım yine. En fazla 12 saat yani.
Sahneye güzel bir kız çıktı. Ne idiği belirsiz ama güzel. Sahne veya hayat, onu çok bozmuştu.  İnsanlarla gereğinden 67 kat daha fazla yapmacık samimiy ve etçil davranıyordu. Tiksinmemek elde yok avuçta yoktu resmen. 
Gerisinin bir önemi yok, anlatmak gibi bir derdim de yok. Sadece zamanında dolmuş ol diye yazdım sana.
 Bu geceyi burada sonlandırıp, başka geceler için sayfayı çeviriyorum.Ucu açık, saçma, konusuz bitirdiğimin farkındayım.
Hadi görüşürüz lanet olası günlük…………………    

Yorumlar

  1. Bak bu iyiydi samimiyetsiz samimiyetler insan görünümlü hayvanlar ete susamış etcillerden beterler! Gözlemleri ve cümle yapını sevdim...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Palyaço 2. sezon 2. bölüm

Yalnızlığım mı mutluluk, mutsuzluğum mu yalnızlık? Kimsenin umrunda değil. Umrunda mı kardeş? Çocuğumu bırak. İzlememek gerek aslında bu tarz şeyleri. Kör etmem gerek iki gözümü birden. Var olmamam gerekiyor zaten. Özlüyorum çünkü. Zehra’yı deliler gibi özlüyorum. Zira deliler de benim gibi özlerdi. Zehra gelse, konuşmasak bile olur. Birlikte susarız. Susmak da bir çeşit barış sonuçta. Ersin Korkut sussun. “Neden Tanrım?” diyen herkes İsyandan, kulları kine ve düşmanlığa sevk etmekten Tutuklansın. Yargılanması da adli tatile denk gelsin. Hakim izne çıkmış, yerine stajyer bakıyor. İlahi adaletin stajyeri olur mu? Olur. Kullanılmayan develer Sarachane’de sergilensin. Üstlerine “görev verilmedi” yazılsın, Halk sadece bakmakla yetinsin. İsmail YK kimseye beddua edemesin. İsmet İnönü’ye gereken önem verilsin. Tarihi parantezlerden çıkarılsın. Hz. İbrahim cinayete teşebbüsten yargılansın. Ama sonunda “akli dengesi yerinde değildir” belgesi alsın. Hz. İsmail devlet korumasına alın...

PALYAÇO 8.Bölüm

Merhaba. Ben Palyaço. Nasılsınız? Beni soracak olursanız haber edin lütfen. Mecnun diye bir tavuk varmış eskilerden. Aşkı için samanlıkta viran mı olmuş ne olmuşsa artık tam emin değilim, hatırlamıyorum. Ben anlamam öyle büyük aşklardan. Küçük aşkların küçük insanları misali. Soğudum yazmaktan. canım sıkıldı. Devamını yazmam herhalde. Haydi çok kötü davranın karşınızdaki lavuklara......  

Düüşüş 3 Bölüm

Harabemdeyim Döt duvar arasında bile değil, biri yıkıldı zira. 4. duvarın yıkılması sadece sinamada filan ilgi çekiyor. Gerçek hayatda nemli, rutubetli bir yer. Dış kapıyı alacaklılar bekliyor, iç kapıyı dillere destan servetim. Elektrik faturasına bakıp güneşe küfrediyorum. Madem bu kadar parlaksın, neden ısınamıyoruz? Az önce camdan dışarı bakmak istedim ama cam kırıldı diye yerini kartonla kapattım. Yataktan kalktım ama ruhum hâlâ yastıkta. Yastık dediğim de, yıllar önce üstünde tavuk döner resmi olan bir tişörtüm vardı, o artık yastık kılıfı. Tişört mü yastık oldu, ben mi battaniye oldum, belli değil. Kapağını açacağım bir dolabım bile yok. Olsaydıda kesin içeride üç dilim ekmek, iki de salatalık olurdu. Üç gündür et yemedim. Telefonum hâlâ yok. Ama öyle bir noktadayım ki, kimseyi aramak istemem, kimse de beni aramasın zaten. Bir ara düşündüm… İş bulayım dedim. Ama sonra dedim ki, "kendini bile kaybetmiş bir adam işe nasıl gitsin?" Yazı yazayım dedim. Kalemi elime aldım, ...