Ana içeriğe atla

PALYAÇO 1-bölüm

İkiz değildik ama ikiz gibiydik abimle. Onu bir sene geç okula yazdırdılar ben ona yetişeyim diye, ama çabalar boşa gitti ve ben ona hiç yetişemedim. Farklı yollardaydık zira. Ne kadar saçma farklı yollardaki yolculardan yarışma düzenlemek.
Abim iyiydi hep. Övgüler yağardı üzerine pohpohlayıcı bulutlardan.
Takdirlerini okul zamanında belgeletip, eve getirirdi.
Bunun yanında ben saçma bir seçenektim ailem için. Onlar farklılıklara açık olmadıkları için hep bana bakınca, abimde  kullandıkları malzemenin aynısının başarısızlığını görürlerdi. 
Babam bana bırak adam olmayı, vali bile olamazsın der gibi bakardı hep.
Bundan mütevellit şimdilerde kıskanırım abimi bazen. Ben otobüse yetişmeye çalışırken yanımdan geçen jeeplerde hep o varmış gibi hissederim.  
Hiç içmez abim, sigara bağımlısı da değil. Eksik gibi fazlalıkları var. 
Kime göre fazla ulan!
Tabi abimden bahseden bir hikayeyle karşı karşıya olmadığınız için konuyu kapatacağım ama arabası harbiden ciks!

Gelelim hikâyeye:
Hikâyenin tamamı saçmalıklardan oluşuyor, insanların nazarında. Sonundaki tek sürpriz, ben ölüyorum. Tüm heyecanı kaçmıştır umarım.  Bu öyle bir çırpıda okunacak soluk soluğa bir hikaye olsun itemiyorum ben. Tek derdim 47 bin dolar para kazanmak değil.

Hukuk okuyup, hâkim olmamı istediler benden. Saçmalık resmen. Filler uçamaz ki, etik değil bence.
Ben mesleki seçimimi yapıp, palyaço oldum.
Güldüremiyorum belki ama oyalıyorum.
Haram gecelerin sarhoş muhabirinin sunduğu haberlerdeki arkada saçmalık yapan adam gibi yaşıyorum.
Aşk hayatıma gelecek olursak haber verin ineyim. 
Güzelce aşık olmuştum bir keresinde. Sonrası malum, ayrılık da sevdaya katil.
Kavuşamadık, kavuşsak ne olurdu bilmem ama bildiğim tek şey var o da, bir bilim adamı vardı onun hiçbir şey bilmediğini bilmek. Nasıl bir geri zekâlıysa artık.

Güzel bir kızın anca uzun boylu ve kaslı bir Ferhat’ı mı olurdu? Hayatın kuralı mı buydu? Yoksa bunlar sadece bir sakız reklamından mı ibaretti?
Tüm bunlar ve daha fazlası sadece 25 kuruş. Aç bir falım rahatla, neler oluyor bak hayatta.

Geçenlerde bir kalp krizi sonucu babamı kaybettim. Abim doğal olarak çok ağladı. 
Cenazeye gelen insanlar abim için ‘ah garibim babasını ne çok severdi’ gibisinden övgülerle onu hayırlı evlat yapıp yüceltmişlerdi.
Ben………………..
Abim mezarının başında babamla konuştu son kez ‘Sensiz ben ne yaparım, kim bana destek olacak’ diye sitem etti. Sonra eşi geldi yanına, sarıldılar. Ona destek oldu. 
Babamı soğuk bir mezara koyup evlere dağıldık.
Ben eve geldiğimde saate bakmadım. Hala donuk bir vaziyetteydim.
Yatağıma girip, ‘gecenin bir vakti uyanıp, odanın soğukluğuyla babam o soğuk mezarda ne yapıyordur’ diye düşünerek ağlamak için uyudum.
Ardından olaylar gelişti ve sabaha kadar balkonda soğukta oturup, 14 tane sigara içmiş gibi oldum. 

Devam edecek mi?





Yorumlar

  1. Tam havaya girip araya da almadığın reklam kalmadı Tebrikler Perviz.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Palyaço 2. sezon 2. bölüm

Yalnızlığım mı mutluluk, mutsuzluğum mu yalnızlık? Kimsenin umrunda değil. Umrunda mı kardeş? Çocuğumu bırak. İzlememek gerek aslında bu tarz şeyleri. Kör etmem gerek iki gözümü birden. Var olmamam gerekiyor zaten. Özlüyorum çünkü. Zehra’yı deliler gibi özlüyorum. Zira deliler de benim gibi özlerdi. Zehra gelse, konuşmasak bile olur. Birlikte susarız. Susmak da bir çeşit barış sonuçta. Ersin Korkut sussun. “Neden Tanrım?” diyen herkes İsyandan, kulları kine ve düşmanlığa sevk etmekten Tutuklansın. Yargılanması da adli tatile denk gelsin. Hakim izne çıkmış, yerine stajyer bakıyor. İlahi adaletin stajyeri olur mu? Olur. Kullanılmayan develer Sarachane’de sergilensin. Üstlerine “görev verilmedi” yazılsın, Halk sadece bakmakla yetinsin. İsmail YK kimseye beddua edemesin. İsmet İnönü’ye gereken önem verilsin. Tarihi parantezlerden çıkarılsın. Hz. İbrahim cinayete teşebbüsten yargılansın. Ama sonunda “akli dengesi yerinde değildir” belgesi alsın. Hz. İsmail devlet korumasına alın...

PALYAÇO 8.Bölüm

Merhaba. Ben Palyaço. Nasılsınız? Beni soracak olursanız haber edin lütfen. Mecnun diye bir tavuk varmış eskilerden. Aşkı için samanlıkta viran mı olmuş ne olmuşsa artık tam emin değilim, hatırlamıyorum. Ben anlamam öyle büyük aşklardan. Küçük aşkların küçük insanları misali. Soğudum yazmaktan. canım sıkıldı. Devamını yazmam herhalde. Haydi çok kötü davranın karşınızdaki lavuklara......  

Düüşüş 3 Bölüm

Harabemdeyim Döt duvar arasında bile değil, biri yıkıldı zira. 4. duvarın yıkılması sadece sinamada filan ilgi çekiyor. Gerçek hayatda nemli, rutubetli bir yer. Dış kapıyı alacaklılar bekliyor, iç kapıyı dillere destan servetim. Elektrik faturasına bakıp güneşe küfrediyorum. Madem bu kadar parlaksın, neden ısınamıyoruz? Az önce camdan dışarı bakmak istedim ama cam kırıldı diye yerini kartonla kapattım. Yataktan kalktım ama ruhum hâlâ yastıkta. Yastık dediğim de, yıllar önce üstünde tavuk döner resmi olan bir tişörtüm vardı, o artık yastık kılıfı. Tişört mü yastık oldu, ben mi battaniye oldum, belli değil. Kapağını açacağım bir dolabım bile yok. Olsaydıda kesin içeride üç dilim ekmek, iki de salatalık olurdu. Üç gündür et yemedim. Telefonum hâlâ yok. Ama öyle bir noktadayım ki, kimseyi aramak istemem, kimse de beni aramasın zaten. Bir ara düşündüm… İş bulayım dedim. Ama sonra dedim ki, "kendini bile kaybetmiş bir adam işe nasıl gitsin?" Yazı yazayım dedim. Kalemi elime aldım, ...