İkiz
değildik ama ikiz gibiydik abimle. Onu bir sene geç okula yazdırdılar ben ona
yetişeyim diye, ama çabalar boşa gitti ve ben ona hiç yetişemedim. Farklı
yollardaydık zira. Ne kadar saçma farklı yollardaki yolculardan yarışma
düzenlemek.
Abim iyiydi hep.
Övgüler yağardı üzerine pohpohlayıcı bulutlardan.
Takdirlerini
okul zamanında belgeletip, eve getirirdi.
Bunun
yanında ben saçma bir seçenektim ailem için. Onlar farklılıklara açık
olmadıkları için hep bana bakınca, abimde kullandıkları malzemenin aynısının başarısızlığını
görürlerdi.
Babam bana bırak adam olmayı, vali bile olamazsın der gibi bakardı
hep.
Bundan mütevellit şimdilerde kıskanırım abimi bazen. Ben otobüse yetişmeye çalışırken
yanımdan geçen jeeplerde hep o varmış gibi hissederim.
Hiç içmez abim,
sigara bağımlısı da değil. Eksik gibi fazlalıkları var.
Kime göre fazla ulan!
Tabi abimden
bahseden bir hikayeyle karşı karşıya olmadığınız için konuyu kapatacağım ama
arabası harbiden ciks!
Gelelim
hikâyeye:
Hikâyenin
tamamı saçmalıklardan oluşuyor, insanların nazarında. Sonundaki tek sürpriz,
ben ölüyorum. Tüm heyecanı kaçmıştır umarım.
Bu öyle bir çırpıda okunacak soluk soluğa bir hikaye olsun itemiyorum
ben. Tek derdim 47 bin dolar para kazanmak değil.
Hukuk
okuyup, hâkim olmamı istediler benden. Saçmalık resmen. Filler uçamaz ki, etik
değil bence.
Ben mesleki
seçimimi yapıp, palyaço oldum.
Güldüremiyorum
belki ama oyalıyorum.
Haram
gecelerin sarhoş muhabirinin sunduğu haberlerdeki arkada saçmalık yapan adam
gibi yaşıyorum.
Aşk hayatıma gelecek olursak haber verin ineyim.
Güzelce aşık
olmuştum bir keresinde. Sonrası malum, ayrılık da sevdaya katil.
Kavuşamadık,
kavuşsak ne olurdu bilmem ama bildiğim tek şey var o da, bir bilim adamı vardı
onun hiçbir şey bilmediğini bilmek. Nasıl bir geri zekâlıysa artık.
Güzel bir kızın anca uzun boylu ve kaslı bir Ferhat’ı mı olurdu? Hayatın kuralı mı buydu? Yoksa bunlar sadece bir sakız reklamından mı ibaretti?
Tüm bunlar
ve daha fazlası sadece 25 kuruş. Aç bir falım rahatla, neler oluyor bak
hayatta.
Geçenlerde
bir kalp krizi sonucu babamı kaybettim. Abim doğal olarak çok ağladı.
Cenazeye
gelen insanlar abim için ‘ah garibim babasını ne çok severdi’ gibisinden
övgülerle onu hayırlı evlat yapıp yüceltmişlerdi.
Ben………………..
Abim
mezarının başında babamla konuştu son kez ‘Sensiz ben ne yaparım, kim bana
destek olacak’ diye sitem etti. Sonra eşi geldi yanına, sarıldılar. Ona destek
oldu.
Babamı soğuk bir mezara koyup evlere dağıldık.
Ben eve
geldiğimde saate bakmadım. Hala donuk bir vaziyetteydim.
Yatağıma
girip, ‘gecenin bir vakti uyanıp, odanın soğukluğuyla babam o soğuk mezarda ne
yapıyordur’ diye düşünerek ağlamak için uyudum.
Ardından
olaylar gelişti ve sabaha kadar balkonda soğukta oturup, 14 tane sigara içmiş
gibi oldum.
Devam edecek mi?

Tam havaya girip araya da almadığın reklam kalmadı Tebrikler Perviz.
YanıtlaSil