Akşama doğru küstü sarı güneş. Artık sizi zerre aydınlatmam dercesine ağır ağır dağların arkasından kaybolup gitti.
Gece geldi.. Abi beni çağırtmışsınız edasıyla. Karanlık kapladı dünyanın bizim olan tarafını.
Uzayda yaşam kalmadı hiç.
Sigarasını kül tablasına basıp kalktı giti 3 kız.
İnsanoğlu polis sirenlerinin sesini duydu ama aldırış etmedi.
Birisi söze başladı ve aşağıdaki 3-5 cümleyi küçük adama söyledi.
1- kitap okurum boş zamanlarımda.
2- arınma gecesi muhteşem. 1 2 3 hepsini izlemelisin
3- bilmem bir şey, bir şey.
Derken küçük adam etkilendi. Kız bütün bunlar kendisi diye lanse edip mikrofonu yan masadaki beyefendiye uzattı.
Bir doktordan ‘ affet’ diye bir istek parça geldi.
Benim puanım da aslında tıp’a yetiyordu ama ben isemedim diye arkadaşlarıyla şakalaştı lavuk.
2 bira daha
2 fındık 3 sigara eşlik etti.
Kalktım masadan.
Bir evin bahçesinde menekşeler kırlangıçlar.
Bir evin bahçesinde menekşeler kırlangıçlar.
Kapılar açıldı gümüş şamdanlar çalındı.
Ve ben 23 sene daha yaşlı gözüktüm yokluğa karşı.
2 pasta kesildi.
Biri sahte kimliğime armağan, diğeri ortaya karışık.
23 kişi iyiki doğduğumu düşündü. Ya da doğmamın onlara henüz bir zararı yoktu. Farkmaz düşüncesiynen iyiki doğdun dediler.
23 mum üfledim diye hayal ettim. 1 dilek tuttum belki olur umuduyla.
Gecenin bir vakti düşündüm.
23 seneye neleri sığdırdın lan diye kalkıp kendime hesap sormayı.
Şive komedili bir filimde Yusuf ağa gibi duygusala bağlayıp “ben yaşadım komutan” diye haykırdım.
Yeşil kaktüs söz aldı.
Hepimiz yaşıyoruz. Sen bizden farklı olarak ne yaptın diye soruyor senden sen! dedi.
Ben ağladım, ben güldüm, ben ağlattım, ben güldürdüm!
Ben sevindim, üzüldüm, sevindirdim, üzdüm!
Umut doldu bazen ciğerlerim, umut oldum bazen ciğerlere!
Arkadaş oldum arkadaşlara.
Gittim birilerinden, bazen gittiler benden.
Sebepsizce, şu istedi diye, bazı sorulara yani diye cevap verdim diye.
Bazen merdivenlerin orada!
Sen kimsin lan diye gidip geldiler hep.
Komikliğin ciddiyetten uzak gezdiği günler sanki ben.
Ciddiyetimi kendime saklamış, tam ciddi olacakken bir gülmeye kapılıp gitmiştim galiba.
37 dil bilmeden bu dünyadan gidenler de enayi sanırsamlarla enayi leşmiş.
Farklı ama lüzumsuz.
Savaş meydanında rastgele atılan bir okun kalbime isabet etmesiyle hayata gözlerimi yumarken gökyüzünden iki damla düşecek de ,gökyüzü gidişime ağlayacakmış gibi hissettiriyordu boşlar. Tükürmeden geldi Vedat ve boşları aldı gitti.
tüm karalamaların olduğu özü sözü beyaz kağıdı buruşturup çöp kovasına 4 metreden basket attım.
Yazının aşırı saçma olduğunu fark edince yazmaktan vazgeçmiştim.
6 gün sonra yeni bir kararla devamını yazdım.
-Devam edecek mi?
-Hayır

Yorumlar
Yorum Gönder