Ana içeriğe atla

DÜŞÜŞ 2 bölüm

 Hem biz o zaman kimdik ki nerelere giderdik?

Hava iyice soğdu. Ateş yakmak için epeyce uğraştım ama sonuç hala eksi 22 derece. Keşke azıcık benzinim olsaydı, o zaman hemen tutuşurdu bu karda ıslanmış yarım yanmış siyah keresteler. 

Sevgili Segey Melnik nerde kaldı acaba. Bu saate kadar çoktan gelmiş olması gerekti. Şu kibarlıgı aslında bir kenera bırakmamız lazım bence. Rusumsu hikaye karakteriyiz diğe her önümüze gelene sevgili,bay,efendim filan gibi iltifatlarda bulunmak zorunda değiliz sonuçta. 

Nesi sevgili hem şu pislik Sergey Melnikin.

 Benim tıpkımın aynısı sonuçta. Alkolik işe yaramaz beş parasız tipi bozuk üstü başı toz,kir,pas,plastik,is falan filan.

 Nerde kaldı bu pislik. Ben onu hiç bu kadar bekletmiyorum. 

Keşke geçen sefer iki şişe vodka için telefonumu satmasaydım. Şimdi Bay Melniki arar nerede olduğunu öğrenirdim. Gerçi telefonum olsa bile nasıl arayacaktım ki..

Bay Melnik de satmıştı telefonununu. Üstelik geçen sene 9 mayıs kutlamak için 1 şişe vodka ve iki elma karşılığında hemde. 

8 dakika daha bekleyip daha sonra eve dönme kararı aldım ve hemen bu kararımdan vazgeçtim. Saatim bile yoktu benim. 8 dakikanın nasıl geçtiğini nerden bilecektim. Hem eve gidip ne yapacaktım. Cebimdeki 165 rubleye bir bardak bile vodka alamazdım. Bardakla vodka neden satmıyorlar sanki. Ucuz vodkaları bence bardakla satmaları gerek. Hatta yudumla satsınlar. 

Soğuktan donmak üzere olan ellerimi ovuşturarak ısınmaya çalıştım..

 Bir sigara daha içmek için 

Paltomun iç cebinden paketimi çıkarıp bir dal sigarayı arkadaşlarından ayırdım ve işlediği günahlardan dolayı yakmak için cehennemime götürdüm. Kibrit kutusunun içinde kalan 8 kibrit tanesinden birini seçip onu da arkadaşlarından ayırdım. Ve yıllardır yetiştirildiği amaç uğruna yanmasını sağlamak için kutunun kenarındaki kısıma sürttüm. Çığlıklar eşliğinde tutuştu kibrit. Ateşinin bacayı iyice sarmasını bekledim ve ardından sigaraya doğru götürdüm. Tabi sigara yalvarıyor. 

Bir şans daha lütfen çok pişmanım. Lütfen filan diye ama nafile. Bastım ateşi yaktım pisliği. Dumanını içime çekip akciğerlerimde gezdirdikten sonra saldım atmosfere. 

Hem atmosfer dediğin nedirki hava civa değil mi? 

Sabahtan sırf Melnik psiliği gelsinde iki bardak bir şeyler içeyim ve konuya gireyim diye konuyu uzatıyorum ama geleceği yok bu pisliğin. 

Aslında iki bardak sek vodka içsem geçmiş günlerimi hatırlayıp size bu hale nasıl geldiğimi anlatacaktım ama sevgili dostum Sergey Melnik  gelmediği için vodka da getiremedi. Hikayeye giremedik. 

Daha falza bekleyemem. Konuyu daha ne kadar uzatabilirim bilmiyorum. Paketimde 14 dal sigaranın karşılığında 6 kibrit çöpüm ve üzerindeki karlardan donarak kaskatı olmuş bir paltom var. 

Fazla malzemem yok.

Ben en iyisi eve gideyim. Baska bir sefer vodka olunca gelirim. ..................



-Neden kisa kestin?

-Arkadaslarla bira içmeye gidicez. 





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Palyaço 2. sezon 2. bölüm

Yalnızlığım mı mutluluk, mutsuzluğum mu yalnızlık? Kimsenin umrunda değil. Umrunda mı kardeş? Çocuğumu bırak. İzlememek gerek aslında bu tarz şeyleri. Kör etmem gerek iki gözümü birden. Var olmamam gerekiyor zaten. Özlüyorum çünkü. Zehra’yı deliler gibi özlüyorum. Zira deliler de benim gibi özlerdi. Zehra gelse, konuşmasak bile olur. Birlikte susarız. Susmak da bir çeşit barış sonuçta. Ersin Korkut sussun. “Neden Tanrım?” diyen herkes İsyandan, kulları kine ve düşmanlığa sevk etmekten Tutuklansın. Yargılanması da adli tatile denk gelsin. Hakim izne çıkmış, yerine stajyer bakıyor. İlahi adaletin stajyeri olur mu? Olur. Kullanılmayan develer Sarachane’de sergilensin. Üstlerine “görev verilmedi” yazılsın, Halk sadece bakmakla yetinsin. İsmail YK kimseye beddua edemesin. İsmet İnönü’ye gereken önem verilsin. Tarihi parantezlerden çıkarılsın. Hz. İbrahim cinayete teşebbüsten yargılansın. Ama sonunda “akli dengesi yerinde değildir” belgesi alsın. Hz. İsmail devlet korumasına alın...

PALYAÇO 8.Bölüm

Merhaba. Ben Palyaço. Nasılsınız? Beni soracak olursanız haber edin lütfen. Mecnun diye bir tavuk varmış eskilerden. Aşkı için samanlıkta viran mı olmuş ne olmuşsa artık tam emin değilim, hatırlamıyorum. Ben anlamam öyle büyük aşklardan. Küçük aşkların küçük insanları misali. Soğudum yazmaktan. canım sıkıldı. Devamını yazmam herhalde. Haydi çok kötü davranın karşınızdaki lavuklara......  

Düüşüş 3 Bölüm

Harabemdeyim Döt duvar arasında bile değil, biri yıkıldı zira. 4. duvarın yıkılması sadece sinamada filan ilgi çekiyor. Gerçek hayatda nemli, rutubetli bir yer. Dış kapıyı alacaklılar bekliyor, iç kapıyı dillere destan servetim. Elektrik faturasına bakıp güneşe küfrediyorum. Madem bu kadar parlaksın, neden ısınamıyoruz? Az önce camdan dışarı bakmak istedim ama cam kırıldı diye yerini kartonla kapattım. Yataktan kalktım ama ruhum hâlâ yastıkta. Yastık dediğim de, yıllar önce üstünde tavuk döner resmi olan bir tişörtüm vardı, o artık yastık kılıfı. Tişört mü yastık oldu, ben mi battaniye oldum, belli değil. Kapağını açacağım bir dolabım bile yok. Olsaydıda kesin içeride üç dilim ekmek, iki de salatalık olurdu. Üç gündür et yemedim. Telefonum hâlâ yok. Ama öyle bir noktadayım ki, kimseyi aramak istemem, kimse de beni aramasın zaten. Bir ara düşündüm… İş bulayım dedim. Ama sonra dedim ki, "kendini bile kaybetmiş bir adam işe nasıl gitsin?" Yazı yazayım dedim. Kalemi elime aldım, ...