Dikkat bu bir intihar vakasıdır.
Akşam güneşi şiirlerdeki gibiydi.
Kızılımsı ve manalı.
Cengiz hanımın dediği gibi bir yerlerde kan dökülmüştü.
Ortamı bilenler bilir.
Sonsuzluğun içerisinde çiçekli böcekli bir çöl.
Ortasında ıssız bir bank. Sıkıntılara gebe.
Mehmet gittikten 3 dakika sonra geldi Ayşe.
Gözleri kan çanağına dönmüş yüzünde hüzün, aklında kaybediş
vardı.
Hasret sarıyordu insanlığın etrafını.
Kaçacak yeri
kalmamışçasına teslim olmasını ister gibi.
Fazla süslü cümleler kurmaya gerek yok. Bir başarısızlık
hikayesinin sonunda sınavdan geçememiş birinin acıklısı sonunu anlatacağız
zira.
Sincap çok ısrar etti abi engel olalım diye.
Hayvan işte
salak salak konuşuyordu.
Karışmayın oğlum bizler dilsiz şahitleriz diye kızdım hayvan
oğlu hayvanlara.
Kedi korktu birazcık.
Sigaramı ve çayımı alıp Ayşe’yi izlemeye başladım
.
Bir insanın yıkıldığını nasıl anlarsınız biliyor musunuz?
Omuzları düşmüşse birinin, gözleri yalvarıyorsa kurtuluş
için, kalbi dolmuşsa nefretle falan filan gibi detaylarla belki.
Ama neyin var diye sorarsanız birine.
Söze başlamadan önce derin bir iç çekenler yıkılmıştır. Belki başka yıkılanlar da vardır.
Belki iç çekmezler onlar.
Ayşe’ye gelecek olursak.
Bir insanın, bir annenin en büyük sınavıdır evladı.
Eğer onu evladıyla sınarsanız işte o zaman hata yapmış
olursunuz.
Bitti diye üzülmenin yerine yaşandı diye sevinmek diye bir
tabir vardı uçan kuş logolu sosyal medya platformunda.
Ama şunu belirtmek isterim ki bazen bazı yükler ağır gelir.
Söylenen tüm özlü sözler anlamını yitirir.
Çocuğunun ölümünü kabullenemeyen bir anneye pek de
söylenecek fazla söz yoktur.
Anne olunca anlarsınız sizi gidi pislikler.
Ayşe intihar etti bugün. Silahlar çekildi. Kurşunlar döküldü.
Etraftan birileri koştu geldi. Geç kaldı herkes…….
Hep acıklı anlatacağız. Sonu mutlu hikayelerimiz yok.
Hayat -1 0- Ayşe
Hayat: Kimi suçlamak isterseniz

Yorumlar
Yorum Gönder