Ana içeriğe atla

Kayıtlar

PALYAÇO 9.Bölüm

Can sıkıntım halen geçmedi. Depresyondayım. Çıkınca yazarım siz değersiz okuyucularıma. Kimse yok zaten galiba. Okuyan varsa aşşağıdaki linkten şarkıyı dinlesinler. Bu bölüm de boş. Evet. Beğenmiyorsan defol git şerefsiz. Pislik Palyaço herif

PALYAÇO 8.Bölüm

Merhaba. Ben Palyaço. Nasılsınız? Beni soracak olursanız haber edin lütfen. Mecnun diye bir tavuk varmış eskilerden. Aşkı için samanlıkta viran mı olmuş ne olmuşsa artık tam emin değilim, hatırlamıyorum. Ben anlamam öyle büyük aşklardan. Küçük aşkların küçük insanları misali. Soğudum yazmaktan. canım sıkıldı. Devamını yazmam herhalde. Haydi çok kötü davranın karşınızdaki lavuklara......  

PALYAÇO 7.Bölüm

DOĞUM GÜNÜM KUTLU OLSUN Bugün benim doğum günüm. Sabah erken kalktım. Evi at götürüyordu, durdurdum.  Ortalığı topladım. Birikmiş bulaşıklar yıkandı, bira şişeleri toplandı ortalıktan, koltuk yastıkları düzenlendi. Ardından alışveriş için markete gitmeye karar verdim ve gittim. Sincaptan takas usulü ile alışverişimi yapıp eve döndüm. Poşetleri mutfağa koyup salona geçtim. Bir bira açtım kendime. iki de çekirdek çitledim yanında. Biramı bitirip mutfağa geçtim tekrardan. Aldıklarımı buz ve normal dolaplara yerleştirdim. Sonra güzel bir yemek yaptım adı İntikam. Soğusun diye dolaba bırakıp tekrardan salona geçtim. Az önceki bira olayına bir dejavü yaşadım. Ama bu sefer çekirdeği abartıp 8 tane çitledim. Biraz uyudum sarı koltukta. 3 saat sonra...... Kalktım bir sigara yaktım. Bir eski kül tablası var benim evde camdan saçma sapan bir şey.. Yapan adam lüzumsuz şekiller vermiş. Onun içinde  bir adet sigara izmariti södürdüm. Yunus ne güzel demiş diye düşündüm....

PALYAÇO 6.Bölüm

9 Eylül sabahıydı... Psikolok hanımın yanına gittim. Kadınla sohbet etmek için kapıda para istediler benden.  Aslında sohbet de etmedik. Ben anlattım o da anlıyorum, e peki sonra ne oldu gibisinden cümleler kullandı. En sonda bir Palyaço var dedi ona git seni braz güldürsün çok içine atmışsın herşeyi dedi. O palyaço benim deyince şaşırıp kaldı.   ŞAKA Bir süre sonra asistanı kapıyı çaldı ve süremiz bitti. Bir sonraki seansta devam etme konusunda andad kaldık kadıncağazla. Daha sonra eve geldim. Bir randevum vardı umutsuz vaka ile. Hazırlık yapmam gerekiyordu. Buzdolabından kıyma çıkardım, patateslerin içini oydum, parmağımın ucunu kestim. Mis gibi asilzade kanı koktu ortalık. Köfte yaptım bir süre sonra,yanında da patates kızartması. Keşke balık yapsaydım diye de düşündüm hatta. Daha sonra küçük masayı balkona çıkardım, üzerine örtü falan sermedim. Alkol bardakları ve arkadaşlarını getirip masanın üzerine yerleştirdim. Hepsi yerinden memnun gibiydi. İçer...

Yenə o bağ olaydı

Yenə o bağ olaydı, yenə yığışaraq siz O bağa köçəydiniz. Biz də muradımızca fələkdən kam alaydıq, Sizə qonşu olaydıq. Yenə o bağ olaydı, səni tez-tez görəydim, Qələmə söz verəydim. Hər gün bir yeni nəğmə, hər gün bir yeni ilham, Yazaydım səhər axşam. Arzuya bax sevgilim, tellərindən incəmi ? Söylə ürəyincəmi ? Yenə o bağ olaydı, yenə sizə gələydik, Danışaydıq, güləydik. Ürkək baxışlarınla, ruhumu dindirəydin, Məni sevindirəydin. Gizli söhbət açaydıq, ruhun ehtiyacından, Qardaşından, bacından. Çəkinərək çox zaman söhbəti dəyişəydin, Mənimlə əyişəydin. Yenə bir vuraydı, qəlbimiz gizli-gizli, Sən ey əsmər bənizli. Bu yaz bir başqa yazdır, bu yaz daha da xoşdur, Vay o qəlbə ki, boşdur! Hər üfüqdə bir həvəs, hər bucaqda bir umud, İnsanlar daha mə’sud. Duyğular daha incə, fikirlər daha dərin, Ürəklər daha sərin. İnsanların vüqarı, tələbi daha yüksək, Yolumuzdan daş, kəsək, Təmizlənmiş bir az da. Ellərin keyfi sazdır, Bu yaz, bir başqa yazdır! Yenə o bağ olaydı, ye...

Bank. Ayşe'nin ilk ölüşü

Dikkat bu bir intihar vakasıdır. Akşam güneşi şiirlerdeki gibiydi. Kızılımsı ve manalı. Cengiz hanımın dediği gibi bir yerlerde kan dökülmüştü. Ortamı bilenler bilir. Sonsuzluğun içerisinde çiçekli böcekli bir çöl. Ortasında ıssız bir bank.   Sıkıntılara gebe. Mehmet gittikten 3 dakika sonra geldi Ayşe. Gözleri kan çanağına dönmüş yüzünde hüzün, aklında kaybediş vardı. Hasret sarıyordu insanlığın etrafını.  Kaçacak yeri kalmamışçasına teslim olmasını ister gibi. Fazla süslü cümleler kurmaya gerek yok. Bir başarısızlık hikayesinin sonunda sınavdan geçememiş birinin acıklısı sonunu anlatacağız zira. Sincap çok ısrar etti abi engel olalım diye.  Hayvan işte salak salak konuşuyordu. Karışmayın oğlum bizler dilsiz şahitleriz diye kızdım hayvan oğlu hayvanlara. Kedi korktu birazcık. Sigaramı ve çayımı alıp Ayşe’yi izlemeye başladım .   Bir insanın yıkıldığını nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Omuzları düşmüşse birinin, gözl...

Devam Etmeyecek !

Gerçeklere dayanmayan, eşitlikten uzak, saçma bir distopya. Kimilerinin cennetinin kimilerine cehennem olduğu dönemler. Savaş alanında ölenlere imrenen kolsuzlar, bacaksızlar. Onları yukarıdan bir yerden izleyen ölüler. Diriler her gün helva kavurup yerdi eskiden. Şimdilerde aç, susuz, huzursuz. Bizler genelde alışmak zorunda bırakılırız. Vazgeçmemiz istenir bizden. Zamansız ölümlere mahkûm ediliriz. Büyük duvarların arkasında küçük insanlar oluruz. Komiğimize geldi sabaha karşı ve güldük. Her gün esarete uyanıp, akşamına esaretle beraber aynı yatağa girdiğimiz oluyor. Aşılmaz duvarları aşmayı hayal bile etmeyiz. Kurulu düzenimizin yağında kavrulup, ölüyoruz. Kurallar basit. Sessizce ölüm gününü beklemek. Kıyamet bile kopmaz buralarda. Herkesin kendi küçük kıyameti vardı. Davulcuların tokmak taşıması suç, âşık olmak ayıp, sevmek aptallıktı. İnsanlığı hayata bağlayacak tüm argümanlar yokmuş gibi davranılırdı. Sular altında kalan bir cennetin çocuklarına yap...