Rusyanın soğuğunun namını hepiniz duymuşsunuzdur. Şiirsel bir dille tarif etmeye çalışacak olursam zorlanırım, Kafiyelerim donar. Ama şunu söylemek isterimki buralarda sokakda kalan ayyaşlar ya donarak ölür yahut kol ve bacakları kesilir. Eksi 40 45 derecenin raconu budur. Yine o kavurucu soğuk günlerden birinde bir toptancılar sitesi hayal edin. Büyük kocaman tırlar gelir giderdi. Kimisi içine atar doldurup biriktirir kimisi gelir içini boşaltırdı buraya. İnsanlar sağa sola koşuşturur, ayyaşlardan oluşan amele ordusu leş gibi kokardı. Akşama kadar yük taşır amelelik yapar, akşam da kazandıkları tüm parayla satınalabildiğine içerlerdi. Gidecek yerleri olmadığı için bir köşede sızıp kalırlardı. Ayak parmakları kesilmiş Andrey zar zor yürür karın üzerinden. Deli Vanya her sabah birileriyle kavga eder. Yaşlı Mongol ölmek için gün sayar yavaş yavaş içerek. Kumar düşkünü Sergey bugün kazanacağım umuduyla girer kaldıramayacağı yüklerin altına. Kazanmaz ama....