Amaçsız, güzel de değil. Zaten güzel olsaydı buraya yazmazdım. Kimse mutlu anları yazmaz. Mutluluğun büyüsüne kapılıp elindeki kalemi yavaşça yere bırakır insan kızı. Yazıyorsa şayet, o da saçmadır. Mutlu hikayelerin dinleyeni veya okuru olmazmış. Mutluluklar, paylaşınca çoğalır diye fazla paylaşılmamaktan nesli tükenmekte olan hayvanlara kafa tutar oldu. 2. şahısların hikayesini anlatan 3. şahıslarız biz. Tekil olanından üstelik. Mutlu veya mutsuz karelerdeki ayrıntılardan ibaret hayatımız. Olayların ana karakteri olmadık hiç. Emirler gibi gelir sağdan soldan kelimeler. Palyaço kalk, palyaço gel, palyaço git… Palyaço kalkar, palyaço gelir, palyaço gider. Ama içten içe kendine sitem eder. Güldürdüğü içindir belki, palyaçolar ciddi konuların diyaloglarına da davet edilmezler. Gülemeyince eksikliği hissedilir belki fakat geri kalan zaman dilimlerini ince ince doğramış ve orada palyaçoya yer vermemişlerdir. Sitemimiz büyür sadece, dışa yansımaz asla. Belki ka...