Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yenə o bağ olaydı

Yenə o bağ olaydı, yenə yığışaraq siz O bağa köçəydiniz. Biz də muradımızca fələkdən kam alaydıq, Sizə qonşu olaydıq. Yenə o bağ olaydı, səni tez-tez görəydim, Qələmə söz verəydim. Hər gün bir yeni nəğmə, hər gün bir yeni ilham, Yazaydım səhər axşam. Arzuya bax sevgilim, tellərindən incəmi ? Söylə ürəyincəmi ? Yenə o bağ olaydı, yenə sizə gələydik, Danışaydıq, güləydik. Ürkək baxışlarınla, ruhumu dindirəydin, Məni sevindirəydin. Gizli söhbət açaydıq, ruhun ehtiyacından, Qardaşından, bacından. Çəkinərək çox zaman söhbəti dəyişəydin, Mənimlə əyişəydin. Yenə bir vuraydı, qəlbimiz gizli-gizli, Sən ey əsmər bənizli. Bu yaz bir başqa yazdır, bu yaz daha da xoşdur, Vay o qəlbə ki, boşdur! Hər üfüqdə bir həvəs, hər bucaqda bir umud, İnsanlar daha mə’sud. Duyğular daha incə, fikirlər daha dərin, Ürəklər daha sərin. İnsanların vüqarı, tələbi daha yüksək, Yolumuzdan daş, kəsək, Təmizlənmiş bir az da. Ellərin keyfi sazdır, Bu yaz, bir başqa yazdır! Yenə o bağ olaydı, ye...

Bank. Ayşe'nin ilk ölüşü

Dikkat bu bir intihar vakasıdır. Akşam güneşi şiirlerdeki gibiydi. Kızılımsı ve manalı. Cengiz hanımın dediği gibi bir yerlerde kan dökülmüştü. Ortamı bilenler bilir. Sonsuzluğun içerisinde çiçekli böcekli bir çöl. Ortasında ıssız bir bank.   Sıkıntılara gebe. Mehmet gittikten 3 dakika sonra geldi Ayşe. Gözleri kan çanağına dönmüş yüzünde hüzün, aklında kaybediş vardı. Hasret sarıyordu insanlığın etrafını.  Kaçacak yeri kalmamışçasına teslim olmasını ister gibi. Fazla süslü cümleler kurmaya gerek yok. Bir başarısızlık hikayesinin sonunda sınavdan geçememiş birinin acıklısı sonunu anlatacağız zira. Sincap çok ısrar etti abi engel olalım diye.  Hayvan işte salak salak konuşuyordu. Karışmayın oğlum bizler dilsiz şahitleriz diye kızdım hayvan oğlu hayvanlara. Kedi korktu birazcık. Sigaramı ve çayımı alıp Ayşe’yi izlemeye başladım .   Bir insanın yıkıldığını nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Omuzları düşmüşse birinin, gözl...

Devam Etmeyecek !

Gerçeklere dayanmayan, eşitlikten uzak, saçma bir distopya. Kimilerinin cennetinin kimilerine cehennem olduğu dönemler. Savaş alanında ölenlere imrenen kolsuzlar, bacaksızlar. Onları yukarıdan bir yerden izleyen ölüler. Diriler her gün helva kavurup yerdi eskiden. Şimdilerde aç, susuz, huzursuz. Bizler genelde alışmak zorunda bırakılırız. Vazgeçmemiz istenir bizden. Zamansız ölümlere mahkûm ediliriz. Büyük duvarların arkasında küçük insanlar oluruz. Komiğimize geldi sabaha karşı ve güldük. Her gün esarete uyanıp, akşamına esaretle beraber aynı yatağa girdiğimiz oluyor. Aşılmaz duvarları aşmayı hayal bile etmeyiz. Kurulu düzenimizin yağında kavrulup, ölüyoruz. Kurallar basit. Sessizce ölüm gününü beklemek. Kıyamet bile kopmaz buralarda. Herkesin kendi küçük kıyameti vardı. Davulcuların tokmak taşıması suç, âşık olmak ayıp, sevmek aptallıktı. İnsanlığı hayata bağlayacak tüm argümanlar yokmuş gibi davranılırdı. Sular altında kalan bir cennetin çocuklarına yap...

SON MEKTUP

Tüm duygularımla yazıyorum sizlere. Yüksek dozda can sıkıntısıyla, büyük nefretlerle, azıcık sevgi, çokça hayal kırıklı ğ ı , elimizden geldi ğ i kadar umutla, ç aresizce en ö nemlisi.   Neden size yazıyorum bunu size anlatmak isterdim ama konuyu kısa tutaca ğ ı m için daha sonraya bırakıyorum bunu. Tabi daha sonrası varsa e ğ er.   Ben gidiyorum diyemeden ben gidiyorum artık. Bu saatten sonra çok ş ey i ç in ge ç kald ı nız hepiniz.   Artık sabah namazı da kılınmaz. Az sonra yatsı okunacak zira. Bir güzeli bir çirkine vermi ş ler hikayesini dinleyemeden gitti ğ ime mi yanay ı m yoksa giderken kal ı n giyinmedi ğ ime mi? Yanaca ğ ı m kesinle ş ti ğ i i ç in b ö yle rahat konu ş tum ben y ı llarca. Asl ı nda rahatl ı ktan kas ı t dayanaks ı z sa ç malamaktan ö te de ğ ildi. Bir gün bilge bir adamla kar ş ı la ş ı p dünyanın sırrı nedir diye sorarken meraklandırdı beni bazı meseleler.   Çok ş ey istemedim ben. Az ı c ı k huzur diye se...

Görgü Tanığı- 1 Bölüm

Sessiz sakin, dağ başında, yeşillikler arasında, çürümeye mahcup bir kulübedeymişim hissiyatıyla yazıyorum sana. Konum atıyorum : Soğuk ve kalabalık ,boş muhabbetlerin havada uçuştuğu bir kahve köşesindeyim. Ne yazıyor lan bu artist bakışlarının odak noktasındayım. İstersen gel ne olur. Senden sonra aynı hep buralar. Gelince yabancılık çekmeyesin diye hiç bozmadım ben. İlk gittiğinde çok üzülmüştüm, şindilerde bakıyorum da hala aynı, bir değişiklik yok. Bir sigara yaktım. Özcan Denize yol verdiler. Çıkmadan, kutunun içinden şarkısını söyledi. 2 ayran aldı geldi kısa boy ve saçlı kız. Tost söyleyenlere hediye Edip Akbayram. Belki de hediye değildir, ücrete yansıtıyor olabilirler. Ben de iki çay istedim. Ücreti mukabilinde kırmadılar. Bir küçük şişe açtım. İçtiğim sigaraların küllerini onun içine dökmeye karar verdim. Hani bir türkü vardı ‘ Han sarhoş hancı sarhoş’ diye. Kendimi ona benzettim. Ama hanmıydım, hancımıydım karar veremedim. Sarhoşluktan yola çıkmıştım s...

Ot

Akşama doğru küstü sarı güneş. Artık sizi zerre aydınlatmam dercesine ağır ağır dağların arkasından kaybolup gitti. Gece geldi..  Abi beni çağırtmışsınız   edasıyla. Karanlık kapladı dünyanın bizim olan tarafını.  Uzayda yaşam kalmadı hiç. Sigarasını kül tablasına basıp kalktı giti 3 kız.  İ nsanoğlu polis sirenlerinin sesini duydu ama aldırış etmedi.  Birisi söze başladı ve aşağıdaki 3-5 cümleyi küçük adama söyledi.  1- kitap okurum boş zamanlarımda. 2- arınma gecesi muhteşem . 1 2 3 hepsini   izlemelisin   3- bilmem bir şey, bir şey.  Derken küçük adam etkilendi. Kız bütün bunlar kendisi diye lanse edip mikrofonu yan masadaki beyefendiye uzattı.  Bir doktordan ‘ affet’ diye bir istek parça geldi.  Benim puanım da aslında tıp’a yetiyordu ama ben isemedim diye arkadaşlarıyla şakalaştı lavuk.  2 bira daha 2 fındık 3 sigara eşlik etti.  Kalktım masadan.  Bir evin bahçesinde mene...

Baba ve Oğul -hazin öykü

Çocuk: Baba bir şey sorabilir miyim? Baba: Evet Çocuk: Baba bir saatte ne kadar para kazanıyorsun? Baba: Bu senin işin değil Çocuk: Babacığım lütfen bilmek istiyorum Baba: İlle de bilmek istiyorsan 20 dolar. Çocuk: Peki bana 5  lira borç verir misin? Baba: Al bakalım. Çocuk koşarak odasına gider. Ve 5 dakika sonra tekrar babasının yanına gelir. Baba bana 5 lira daha borç verirmisin der. Babası yine çıkarıp oğluna 5 lira verir. Çocuk tekrar odasına gider ve 5 dakika sonra geri gelip babasından yine para ister. Bu durum uzun bir süre böyle tekrarlanır. En sonda baba sinirlenip oğluna kızar. Sen benimle dalga mı geçiyorsun diye. Çocuk küser ve odasına gidip ağlar. Bir süre sonra adamın siniri geçer ve oğlunun yanına gider. Oğlum kusura bakma sinirlendim bir an. Günüm çok yorucu geçmişti deyip oğluna 5 lira daha verir. Oğlu babasına dönüp artık bunun yetmediğini, biraz daha vermesi gerektiğini söyler. Babası yine sinirlenir, senin amacın ne diye sorar oğluna. Oğul: ...