Değişik bir güne uyanmamıştım yine. Sıradan sıkıcı bir günün aynısının olduğu zamanlar. Saatlerden benim evde olanı 4:17’i gösteriyordu. İkindiye az kalmış veya azıcık geçmişti. Tam emin değildim. Zaten bununla hiç ilgilenmiyordum. Etrafa bakındım. Yeni bir şey ararmışçasına değil her şeyin aynı olduğunu teyit etmek istermişçesine bir bakış. 7 bira 2 paket çerezle olan mücadelemi kazanmıştım. Cansız içi boş cesekleri masanın üzerinde duruyordu. (Cesek bilerek o şekil yazılmıştır. İ. A’a küçük bir gülümseme anlamında) Gidip televizyonu açtım ve kapattım. Zamanında saçma bir sebeple almıştım. Yoksa izlemem ben Seda Erol. Cihaz kendini işe yaramaz hissetmesin diye sabahları ve akşamları 4-5 saniyelik açıp kapatırım kendisini. Bütün bu olay ve düşüncelere müteakip mutfağa gittim ve kendime kahve yaptım. Ziyan olmasın diye içtim o kahveyi. ……17 dakika sonra Üzerimi değiştirip dışarı çıktım. Eve en yakın tekele yürüdüm. Sayısını vermek istemediğim ...